Recent Posts

Çatak Kanyonu Kastamonu

Unutmayın ki yaşam aldığımız soluklarla değil, soluk kesen anlarla ölçülür.

Yürüyüş Parkurları GPS Kayıtları

Mutluluk varılacak bir istasyon değil bir yolculuk biçimidir..

Fotoğraflarım

Eğer hikayeyi sözcüklerle anlatabilseydim, yanımda sürekli bir fotoğraf makinesi taşımaya ihtiyaç duymazdım.

Doğa Sporları Hakkında Bilgiler

Daha bir çok bilgi…

Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2026 Çarşamba

COCOA BEACH FLORIDA 07/09/2026

 

Kalabalıktan Uzak, Doğal ve Hesaplı:  Cocoa Beach Gezi Rehberi

Geçen hafta, günlük hayatın koşturmacasına harika bir mola verip kendimi Florida'nın o sakin, dalga sesleriyle huzur veren kıyılarına bıraktım. Rotam, Space Coast (Uzay Kıyısı) olarak bilinen bölgenin incisi Cocoa Beach idi. Tam 4 gece 5 gün süren bu kaçamak, bana hem doğanın sunduğu mucizeleri izleme hem de bütçeyi çok fazla sarsmadan kaliteli bir deniz tatili yapma fırsatı sundu.

Eğer siz de aşırı kalabalık, gürültülü ve ticari kaygılarla dolup taşmış popüler plajlardan sıkıldıysanız, Cocoa Beach tam aradığınız yer olabilir. İşte kendi deneyimlerimden yola çıkarak hazırladığım, Atlanta çıkışlı Cocoa Beach gezi rehberim!



Atlanta’dan Yola Çıkış: Keyifli Bir Güneydoğu Yolculuğu

Yolculuğa kendi aracımızla Atlanta'dan başladık. Florida'ya arabayla gitmek, hem esneklik sağlıyor hem de yol üstündeki o tanıdık güneydoğu manzaralarını izleme şansı sunuyor.

  • Mesafe ve Süre: Atlanta’dan Cocoa Beach yaklaşık 475 mil (yaklaşık 765 km) civarında.

  • Sürüş Deneyimi: Interstate 75 South (I-75 S) üzerinden başlayıp ardından Florida's Turnpike veya I-95 South rotasını takip ederek yaklaşık 7.5 - 8 saatlik temiz bir sürüşle hedefe varabiliyorsunuz. Yol boyunca Georgia'nın fıstık tarlalarını geride bırakıp Florida'nın palmiyeli düzlüklerine geçişi izlemek oldukça keyifliydi.

Neden Cocoa Beach? 

Florida'nın doğu kıyısında plaj deyince akla ilk olarak Daytona Beach veya tarihi dokusuyla St. Augustine gelebilir. Ancak Cocoa Beach'in bende bıraktığı etki çok daha farklı ve özel oldu.

1. Daha Bakir ve Dingin Bir Atmosfer

Daytona Beach'in o devasa, arabayla girilebilen plaj kargaşasından veya St. Augustine'in yoğun turist kalabalığından sonra Cocoa Beach adeta bir sığınak gibi geldi. Hala doğallığını koruyabilmiş, aşırı yapılaşmanın plajın ruhunu öldürmediği, lokal kimliğini koruyan çok daha sakin bir kasaba havası var. Sadece dalgaların sesini duymak ve o uçsuz bucaksız kumsalda yürümek paha biçilemezdi.


2. Bütçe Dostu Seçenekler

Dikkatimi çeken en büyük artılardan biri de kesinlikle fiyatlardı. Gerek konaklama gerekse yeme-içme fiyatları, Florida’nın diğer popüler turistik bölgelerine göre belirgin şekilde daha uygundu.

  • Konaklama: Bölgede her bütçeye uygun seçenek mevcut. Sahilde lüks resortlar yerine o sevimli, retro esintili butik motelleri ya da hemen kıyı arkasındaki apart otelleri tercih edebilirsiniz. Biz çok makul bir fiyata, plaja sadece birkaç adım mesafede harika bir yerde kaldık.

  • Yeme-İçme: Yerel deniz ürünleri restoranlarında (özellikle taze karides ve Atlantik balıkları sunan yerlerde) porsiyonlar hem çok doyurucu hem de fiyatlar Daytona veya Miami standartlarının oldukça altındaydı.

Doğanın Mucizesi: Deniz Kaplumbağalarının Yumurtlama Alanı

Cocoa Beach’i benim gözümde en özel kılan şeylerden biri, buranın dünya çapında önem taşıyan bir deniz kaplumbağası yumurtlama alanı olmasıydı.

Bölgedeki kumsallar (özellikle bitişiğindeki Archie Carr Ulusal Yaban Hayatı Sığınağı), her yıl Mayıs ve Eylül ayları arasında binlerce Loggerhead (Sini kaplumbağası), Yeşil ve Deri Sırtlı deniz kaplumbağasına ev sahipliği yapıyor. Anne kaplumbağaların gece karanlığında karaya çıkıp yumurtalarını bırakması, ardından minik yavruların aysız gecelerde denize ulaşma mücadelesi bölgenin en hassas korunan doğa olayı.



Plaj boyunca yürürken yumurtlama alanlarının işaretlendiği koruma kafeslerini ve uyarı levhalarını görmek doğaya olan saygınızı bir kat daha artırıyor. Eğer siz de bu döneme denk gelirseniz, yerel koruma derneklerinin rehberliğinde düzenlenen gece yürüyüşlerine (Sea Turtle Walks) mutlaka katılmanızı öneririm. Tabii ki ışık kirliliği yaratmamak ve bu narin canlıları rahatsız etmemek adına plajda gece fener kullanmamak gibi kurallara sıkı sıkıya uymak gerekiyor.





Neler Yapılır? 

Dolu dolu geçen 5 gün için hazırladığım ve deneyimlediğim en iyi aktiviteler:

  • Tarihi Cocoa Beach Pier'de Yürüyüş: 1962 yılında yapılan bu tarihi iskele, okyanusun içine doğru uzanan harika bir seyir noktası. Akşamüstü burada yürüyüp okyanus üstünde bir şeyler yudumlamak harika bir deneyimdi.



  • Sörf Kültürünü Keşfedin (Ron Jon Surf Shop): Cocoa Beach, Doğu Yakası'nın sörf başkenti olarak bilinir (ünlü sörfçü Kelly Slater da buralıdır). Dünyanın en büyük sörf mağazası olan ve 24 saat açık olan ikonik Ron Jon Surf Shop'u ziyaret etmeden dönmeyin. Hatta cesaretiniz varsa bir sörf dersi alın!

  • Kennedy Space Center (Kennedy Uzay Merkezi): Cocoa Beach'e sadece 20-25 dakika mesafede bulunan Cape Canaveral'daki bu devasa merkezi mutlaka ziyaret etmelisiniz. Roket bahçelerini görmek ve uzay mekiklerine dokunacak kadar yakın olmak gerçekten büyüleyiciydi.

  • Muz Nehri'nde (Banana River) Kano ve Manat Gözlemi: Okyanusun hemen arkasındaki lagünlerde kano (kayak) kiralayarak koruma altındaki deniz ineklerini (manatları) ve yunusları doğal ortamlarında izleyebilirsiniz. Özellikle gün batımı turları muazzam bir görsel şölen sunuyor.

Cocoa Beach, bana bir tatilden beklediğim her şeyi fazlasıyla verdi: dinginlik, doğayla baş başa kalma fırsatı, macera ve cebimi yormayan bir bütçe. Florida'nın o ticari ve yapay yüzünden uzaklaşıp, okyanusun gerçek ve vahşi güzelliğini hissetmek istiyorsanız, bir sonraki seyahat planınıza Cocoa Beach'i kesinlikle ekleyin derim.

Yollarda görüşmek üzere!

20 Temmuz 2025 Pazar

Toccoa Waterfalls - Toccoa Selalesi

 Hafta sonu yaklaşırken şehirden biraz uzaklaşıp doğayla baş başa kalmak isteyenler için harika bir rota önerim var: Johns Creek’ten başlayarak yaklaşık 1 saat 45 dakikalık keyifli bir yolculukla ulaşabileceğiniz Toccoa Şelalesi (Toccoa Falls), hem huzur hem de görsel şölen arayanlar için birebir. Sabah erken saatlerde arabaya atlayıp güneşin doğuşunu arkamızda bırakırken, kuzeye doğru uzanan kıvrımlı yollar eşliğinde Georgia’nın yemyeşil kırsal manzaraları bize eşlik etti.



Toccoa Şelalesi, Toccoa Falls College kampüsünün hemen içinde yer alıyor. Kampüs içinden geçen kısa bir patikayla ulaşılabilen bu şelale, yaklaşık 57 metre (186 feet) yüksekliğiyle Niagara Şelalesi’nden bile daha uzun! Ancak burayı özel kılan sadece yüksekliği değil; sessizliği, sakinliği ve doğayla iç içe yapısı. Şelalenin altına yaklaştığınızda, suyun dev kaya yüzeyine çarpıp oluşturduğu serin nem ve uğultu insanı adeta büyülüyor.



Giriş için küçük bir ücret ödeniyor, ancak bu ücret doğanın korunmasına katkı sağladığını bilince çok daha anlamlı hale geliyor. Şelale alanı oldukça bakımlı ve temiz; piknik yapabileceğiniz banklar, oturup suyu izleyebileceğiniz gölgelik alanlar da mevcut. Özellikle fotoğraf meraklıları için burası tam bir açık hava stüdyosu. Işık sabah saatlerinde yumuşak ve gölgelerle dans ediyor; akşamüstüne doğruysa şelalenin arkası altın rengine bürünüyor.



Dönüş yolunda küçük Toccoa kasabasında durup yerel bir kafede kahve içmek, bu doğayla iç içe geçen günü taçlandırıyor. Eğer hafta sonu için kısa ama unutulmaz bir kaçamak arıyorsanız, Toccoa Şelalesi sizi bekliyor. Georgia'nın saklı cennetlerinden biri olarak, doğa ve huzurla yeniden bağlantı kurmak isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.



Tallulah Waters Fall / Tallulah Selalesi

 Doğayla Baş Başa: Johns Creek’ten Tallulah Şelalesi’ne Kaçamak


Hafta sonu için doğayla iç içe, huzurlu ve bir o kadar da etkileyici bir yer arıyorsanız, Johns Creek’ten yaklaşık 1,5-2 saatlik mesafede bulunan Tallulah Gorge State Park tam size göre. Bu kez yönümüzü kuzeye çevirdik ve Georgia’nın en etkileyici doğal harikalarından biri olan Tallulah Şelalesini keşfetmeye gittik.



Yolculuk boyunca yemyeşil manzaralar eşliğinde ilerledik; küçük kasabalar, kıvrılan yollar ve dağ havası insana bir nevi terapi gibi geliyor. Parka vardığınızda sizi önce geniş bir ziyaretçi merkezi karşılıyor. Burada Tallulah Gorge’un (yani kanyonun) tarihi, jeolojik yapısı ve yürüyüş parkurları hakkında bilgi alabiliyorsunuz. Ayrıca kanyonun altına inmek isteyenlerin önceden ücretsiz geçiş izni alması gerekiyor (günde sadece 100 kişiyle sınırlı).


Yürüyüş yolları her seviyeye uygun şekilde planlanmış. En çok ilgi gören rotalardan biri, asma köprüden geçerek Tallulah River’ı yukarıdan izleyebileceğiniz Hurricane Falls Trail. Merdivenler oldukça dik ve yorucu ama şelalenin o büyüleyici sesi ve manzarası tüm yorgunluğu unutturuyor. Fotoğraf meraklıları için de burası adeta açık hava stüdyosu.




Bilinmesi Gerekenler:

• Park girişi ücretli (genellikle araç başına 5 dolar).

• Yaz aylarında oldukça kalabalık olabiliyor; sabah erken gitmekte fayda var.

• Alt kanyona inmek için günlük izin almanız gerekiyor ve hava koşullarına bağlı olarak bazı parkurlar kapalı olabilir.

• Yanınıza mutlaka su, spor ayakkabı ve kamera alın; çünkü manzaralar kaçırılmayacak kadar güzel.


Sonuç olarak, Tallulah Şelalesi sadece bir doğa yürüyüşü değil; aynı zamanda ruhunuzu dinlendiren bir deneyim. Eğer siz de Atlanta civarında yaşıyor ve kısa bir kaçamak arıyorsanız, Tallulah Gorge sizi bekliyor.


8 Temmuz 2023 Cumartesi

St. Agustine Florida

 

2020 yilinda Miami gezimizden donerken ugramak isteyip fakat zamanimizin cok azalmasindan dolayi ugramadan donmek zorunda kaldigimiz St. Agustine gezimizi bu sene isyerindeki 4 Temmuz haftasindaki 2 gunluk resmi tatilide firsat bilerek gerceklestirdik. Atlanta ya yaklasik 6 saat mesafede ki St Agustine florida eyaletinin Dogu kisminda , Miaminin yaklasik 5 saatlik araba yolculu kadar kuzeyinde yer almakta ve en yakin yaklasik 40 dk arac yolculugu ile Jakcsonville sehirinin yaninda bulunmaktadir.



       Şehir 1565 yılında İspanyollar tarafından Güney Amerika ve Meksika’dan İspanya’ya hazine taşıyan İspanyol gemilerini korumak amacı ile kurulmuş, 200 yıl kadar İspanyol egemenliğinde kalmış sonra İngiliz’lerin egemenliğine geçmiş(1763-1784). İspanyollar şehri tekrar 1784 yılında ele geçirmişler ve son olarak 1821 yılında Amerika Birleşik Devletleri şehri İspanyollardan almış. İngilizler, 1702 yılında şehrin kalesini kuşatma altına almışlar ancak kaleyi ele geçiremeyince tüm şehri yakarak ayrılmışlar. Bu yüzden şehirdeki hiçbir bina 1702 yılından eski değildir.



Saint Augustine şehrini ön plana çıkaran bazı özelliklerini sıralarsak: Amerika kıtasında Avrupalıların kurduğu, hâlâ yerleşimin devam ettiği en eski  şehir, Amerika’daki ilk Hıristiyan topluluğun yaşadığı şehir ve Atlantik üzerinde gelişen ilk ticari limana sahip olması.



Şehrin merkezi koloniyel yapılaşmanın izlerini taşıyor. St. George sokağı trafiğe kapalı ve şehrin merkezi konumundadır. Alışveriş, restoranlar, kafeler, turizm ofisleri bu caddenin üzerinde ve birçok bina İspanyol döneminden kalma ve tarihi özelliklerini koruyorlar.

 


Bu caddenin dogusunda San Marcos kalesi (Castillo de San Marcos) yer alıyor. Yıldız şeklindeki kalenin yapımına 1672 yılında başlanmış ve 23 yıl sürmüş. Biz bu monumentin daha kucugunu plajlar bolgesinde gordugumuz icin ve havanin asiri sicak olmasi nedeniyle icerisinde gezmedik. Kale nin giris ucreti 15 Usd ileride dusunenler icin ek bir bilgi.


Kale, bu bölgede çok olan 
coquina taşından yapılmış. Bu taşın özelliği sayesinde kale duvarları top ateşine dayanmış. Şehirdeki birçok binanın yapımında da kullanılmış. Kalede İspanyollardan kalan toplar hâlâ korunuyor. Kale surlarinin disinda bulunan isitma firinin da toplardan firlatilan mermilerin isitilarak atilmasi ve gelen tahta gemilere zarar vermesi dusunulmus.

  

Şehirdeki Flagler Collage ise ihtişamlı mimarisi ile ilk dikkati çeken yerlerden biridir.


The Cathedral Basilica of Saint Augustine: Tarihi katedral Charlotte ve St. George caddesi arasındadır. iki kez İngilizler tarafından yakılan katedral yeniden inşa edilmiş ve ziyarete açıktır.


Plaza de la Constitucion (Anayasa Meydanı) şehrin merkezindeki meydan zamanında köle pazarı ve diğer ticari faaliyetler için kullanılmış. Şimdi ise park olarak kullanılan eski meydan çeşitli aktivitelere ve lokal sanatçıların konserlerine ev sahipliği yapıyor.

Sehrin eski yerlesim yeri olan down town sokaklarinin gezisi disinda, Anastasia Beach te bulunan St. Agustine lighthouse muzesi denizcilige merakli olanlar icin ve St. Agustine yukaridan gormek guzel bir tercih olabilir. 

Ayrica Lighthouse cok yakinin da bulunan St. Agustine Alligator park ziyaretini kesinlikle tavsiye ederim. Giris ucreti kalabalik bir aile icin yuksek tutmakla birlikte bence aldigi ucreti sonuna kadar hakeden bir yer. Ozellikle Alligatorler, timsahlar icin yapilmis alan, bir cok vahsi kus cesidine de ev sahipligi yapiyor. Gezi suresince belirli saatlerde calisan gorevliler, hayvanlar ve parkin isleyisi hakkinda bilgilendirmeler yapiyorlar, hayvanlarin beslenme saatlerinde ilginc goruntulerle karsilasmak mumkun.


Crescent Beach yakinlarinda bulunan o donemlerde cok stratejik oneme sahip olmasi nedeni ile yapilmis olan
Fort Matanzas National Monument i, park ranger larin kontrolu altinda size karsi kiyiya goturecekleri kucuk bir bot seyahati sonrasi gezebilirsiniz. Kucuk olmasina ragmen tarihini duyunca o donemlerde kendinizi hayal etmek zor olmasa gerek.

 Beachlerden konu acilmisken, St. Agustine ucsuz bucaksiz sahilleri mevcut, bunlardan en onemlisi sehirinde adini tasiyan St.Agustine plaji. St Agustine plaji Oteller, restaurantlar ve plaj kenarinda dus ve wc ihtiyacinizi karsilayacaginiz alanlar mevcut. Daha guneyde eger acik okyanusta yuzmekten hoslanmiyorsaniz, dogal olarak olusmus yolun diger tarafinda kalan adaciklarin olusturdugu plajlarda yuzebilirsiniz.


Tekrar sehir icine Gelecek olursak, sehir icerinde duzenlenen gezi otobusleri ile sehiri turlayabilir, hayalet turlarina katilabilir, Parasiling yapabilir, downtown in tarihi sokaklarinda bulunan café ve restaurantlarda yemeginizi yiyebilirsiniz. Bunlarin disinda Believe or not muzesi, ilk hristiyanlik icin kurulmus eski kilise (https://missionandshrine.org) ziyaretini, Aquarium, eski hapishane muzesini  (https://www.visitstaugustine.com/thing-to-do/old-jail) ve buna benzer bir cok yeri ziyaret edebilirsiniz.


Ayrica https://www.visitstaugustine.com/ bu siteden ilginizi ceken bir cok yeri kesfedip ziyaret edebilirisiniz.

 Genel olarak behsetmek gerekirse, St Agustine gercekten eski tarihi ile birlikte degerlendirildiginde, hayal gucunuzun etkisi ile tarihe bir donus yapip, sehirin ozamanki atmosferini  kafanizde canlandirmamaniz olasi degil. Ziyaret ettiginiz alanlarda kendinizi bir anda tarihin tozlu sayfalarindaki fotograflarda hissediyorsunuz. 4 temmuz  Amerika nin bagimsizlik gunu haftasinda ki ziyaretimizde, sehir hatiri sayilir derece de kalabalik ziyaretci akinina ugramis, park yeri bulmak zaman zaman sorun olmustu. Bu nedenle boyle ozel gunlerde onceden rezervasyonun yapilmasinin onemli oldugunu vurgulamak isterim. Konaklama acisindan booking ve Airbnb secenekleri fazlasi ile mevcut. Bu bolgede dikkatimi ceken en onemli hususlardan bir tanesi eger vahsi yasam fotografciligi ile ilgileniyorsaniz, bence cok guzel firsatlar sunacaktir.

 

12 Eylül 2022 Pazartesi

CALLAWAY GARDENS , PINE MOUNTAIN GA.

 

Callaway Garden, Atlanta nin guney dogu istikametinde, Atlanta - Columbus yolu uzerinde Pine mountain bolgesinde bulunmaktadir. Atlanta merkezden yaklasik 1:30 Dk bir mesafede yol surmektedir. Callaway garden icinde  goller, golf alanlari , suni olusturulmus plaji cesitli spor aktiviteleri ile ozellikle agac ustundeki halatli aktiviteleri ve cok uzun bisiklet parkurlarini barindiran buyuk bir alana sahip.

Callaway park alani icerisinde isterseniz butun gun dinlenip gunes ve dunyada insan eliyle olusturulmus en uzun robin golu plajinda suyun tadini cikarabilirsiniz, Ayrica su ustunde cesitli spor aktivitelerine katilabilirsiniz. Beach kenarinda senzlong ve bungola tarzi yerleri kiralayarak gununuzu dinlenerek degerlendirebilirsiniz.Ayrica beach kiyisinda gunluk ihtiyaclarinizi karsilayacak bir kac kucuk fast food dukkanida bulunmaktadir. 

Beach den bir gorunum


Uzaktan beach

Park icerisinde olusturulmus oldukca uzun bisiklet rotalarinda turlayabilir, isterseniz  yuruyus alanlarinda yuruyerek, vahsi yasama taniklik edip, essiz fotograflarinizi cekebilirsiniz.

Balik meraki olanlar devasa gollerinde diledigince baliklarini avlayarak dogayi butun benliklerine sindirerek gunlerini gecirebilirler.





Callaway park alaninin en ilgi cekici ve daha once bu deneyimi yasamamis insanlar icin muhtesem de olacagini dusundugum, kapali botanik bahcesindeki kelebek bahcesi. Icerisinde sanirim yuzlerce tur kelebegi barindiran bu alanda, hayatiniz da ilk defa bu derece kelebeklerle temas edeceginiz, dokunacaginiz ve birbirinden renkli ve guzellikle solenlerini izleme firsati yakalayacaksiniz. Yine fotograf meraklilari icin oldukca guzel kareler yakalayacaginizi simdiden garanti edebilirim.


Disardan gorunum

Gorebileceginiz kelebek cesidinden bir tanesi

Essiz guzellik de bir baskasi

Bizim Callaway parki ziyaretimiz eylul ayi basinda olmasi nedeniyle, hala yazdan kalma ve yesilliklerin dokusu bozulmamisti. Sanirim bu alan sonbahar ve ilkbahar aylarinda inanilmaz gorsel solen sunacaktir ziyaretcilerine. Kis aylarinda bu alan kar yagisi ilip almadigindan cok emin degilim.

Kisaca ozetlemek gerekirse alanda

- Beach ve su sporlari aktiviteleri

- Golf Sporu

- Bisiklet ve Yuruyus

- Treetop Adventure ziplines ( Agac ustunde halatli aktiviteler.

- Kano ve su bisikleti kiralama 

- Yilin belirli zamanlarinda yapilan Balon aktivitesi.  yapabilirsiniz.

Agac usutunde Zipline

Callaway Garden icerisinde bulunan bolgenin kuslarini tanitan muze gibi bir alanin arka tarafinda, daha once dogada yarali bulunmus veya bir sekilde dogal yasamdan cikarilmis ve artik dogada kendi basina yasayamayacak durumdaki yirtici kuslarin, gunluk ucus programlarini, burada nasil beslendikleri ve egitildikleri ve beslendikleri konular hakkinda ziyaretciler bilgilendirilmektedir ve soz konusu bu alan en cok ziyaret edilen park alanlarindan birisidir.


Falls Creek golu etrafinda olusturulmus yuruyus parkuru uzerinde bulunan kucuk Capel de ozel yapim Moller borulu Org ile calinan ve butun ormana yayilan melodisine eslik ederek yuruyebilirsiniz.


Son olarak, Alan icerinde bulunan fakat gunu birlik gittigimiz icin yararlanmadigimiz konaklamak icin orman ve gol manzarali bir hotel bulunmaktadir. Eminimki icerisinde bulunduracagiz sayisiz imkanlarla buranin tadini yudumlayacaginiz sarap kadehinizle cikartacaksinizdir. Imkaniniz varsa da bir kac gun kalmanizi tavsiye ederim.


Ozetle size soyle diyebilirimki her ne kadar Atlanta yakin cevresinde bu tur alanlari gorebiliyor olsakta, bence sonbahar ve ilkbahar aylarinda orada bulunup, atmosferi yasamak icin gidilmelidir. Callaway park alini disinda karavan park alanlari gorsemde, kanimca bu alan icerisinde olusturulacak, kucuk bungalov tip ev ve cadir konaklama secenekleri, ziyaretci sayisina etki edecegini dusunmekteyim.

Elinizdeki bu firsatin kacmasina musaade etmeyin














24 Temmuz 2022 Pazar

ABD` nin Baskenti Washington DC (Capitol Washington DC)

 

Washington DC ABD’de bir eyalete bağlı olmayan tek şehirdir. Columbia bölgesinde (D.C.  District of Columbia) bulunan şehir ABD’nin başkenti olduğu için özerk bir yapıya sahiptir. Bu acidan Washington Dc kenti, dunyada hic bir ornegi bulunmayan bir statuye sahiptir.

            Washington DC ile ile ilgili ilk izlenimim, ( bunun belki internetten hikayesi arastirilabilir ) sehir kurulurken her sey  belirli bir duzen ve nizam icinde yerlestirilmis ve sehirin gelismesi bu cercevede saglanmis. Washington Dc, baskent olmasi, bunyesinde bir cok Amerikan tarihi, uzay , tarihsel sureclerle ilgili ve benzeri muzeler barindirmasi dolayisi ile yerli ve yabanci bir cok turisti yollarda gormeniz mumkun. Ayrica sehirle ilgili ilk izlenimlerimden birtanesi de, sehir burokrasinin merkezi olmasi nedeniyle , sanki devlet resmi kurumlari beyaz saraydan asagiya dogru bir ucgen icerisine yerlestirilmis.




Sehrin kuzeybati taraflarina dogru yayilan banliyolerde daha cok orta sinif halkin yasadigi, bati tarafinda bulunan Georgetown ve Patomac nehir kenarinda ise biraz daha gelir duzeyi yuksek insanlarin yasadigi bilgisini ogrendik. Georgetown kismina yazimin bIraz daha ilerleyen zamanlarin da kisaca da olsa bahsedecegim. Washington DC nin onemli anit ve muzeleri MALL Alani olarak adlandirilmis bir bolgede bulunmakta olup, genel olarak 4 Km lik uzunluga sahip bir alanda konumlandirilmistir. Dolayisi ile bu kadar buyuk bir Alani bizim gibi heveslenip bir gunde gezmektense, planli bir sekilde bir kac gune ayirarak dolasmakta fayda var, ozellikle muze gezilerinden hoslaniyor ve ogrenmek istiyorsaniz, kesinlikle sadece 2-3 gunu buna ayirmaniz siddetle oneririm.

Bati tarafindan gezmeye basladiginizda size oncelikle karsilayacak olan anit, Lincoln Memorial anitidir, Lincoln adina duzenlenmis bu anti arkaniza aldiginiz da , 4 km boyunca birbirne havuz ve yesillik alanla baglanmis buyuk bir park ve World War Memorial, sonrasinda Washington Monument aniti ile karsilasaksiniz.


Abraham Lincoln Memorial



Lincoln Memorial aniti

Washington Monument, 169 Mt yuksekliginde olup, asansor ile yukariya cikip, manzarayi gorebileceginiz pencereler bulunmaktadir. Bu alandaki muzeler ucretsiz olup, yogunluktan dolayi onceden internet yada alanda bulunan gorevlilerden ucretsiz bilet alip bir nevi rezervasyon yapmaniz gerekmektedir. Biz maalesef iki gun boyunca soz konusu bileti elde edemedik.

Washington Monument

Dogu ya dogru ilerlemeye devam ettiginizde , karisiniza arka tarafindan da olsa buyuk ihtisami ile gorunen Capitol Binasini goreceksiniz, kesinlikle bina giris tarafini da gormenizi siddetle tavsiye ederim. Maalasef, Capitol ziyaret merkezi hafta sonu kapali oldugu icin orayida ziyaret edemedik.


Capitol Binasi

Capitol binasinin hemen arkasinda Congress of Library bulunmaktadir. Essiz mimari ile beni en cok buyuleyen alanlardan bir tanesi olmustur. Bu alanda cok guzel yapisi ile Supreme Court of the US, Senota ya ait ofis binalari ve Cannon eski kongre binasini da gorebilirsiniz.

Congress of Library



Congress Of Library

Muzeler,

Washington Dc icerisinde devlete ve ozel sektore ait olan bir cok muze bulunmaktadir. Mall bolgesi icerisinde bulunan muzeler ucretsiz olarak ziyaretcilere aciktir. Bunlarin baslicalari,

National Musium African American

Smithsonian National Museum 1

Smithsonian National Museum 2 Milli (Tabiat Tarihi Müzesi, antropoloji, biyoloji ve jeoloji)

National Galery of Art

National Museum of the American Indian

Smithsonian National air and Space Museum ( Tadilat dolayisi ile kapali idi)

Smithsonian National museum of African Art , ve digerleri

 Bu muzelerden bazi goruntuleri sizlerle paylasacagim.

Bu bolgenin biraz kuzey batisinda Amerikan baskaninin bulundugu WHITE HOUSE bulunmaktadir. Yazimin basinda da belirttigim uzere bu bolge burokrasinin gobegi olmasi nedeniyle ust duzey koruma onemleri ile donatilmis ve ozellikle devlet binalarinin oldugu alanlar trafige kapatilarak sadece yetkili personelin girisine izin verilmektedir ve genelde kose baslarinda da koruma gorevli memurlar bulunmaktadir.

White House
            White House bolgesi, artirilmis koruma onlemleri ile birlikte, yogun bir ziyaretci akini mevcut, bizim ve benzeri ulkelerde hic ornegi gorulmeyecek, bireysel ve orgutlu bir cok pretosto gosterileri oldugunu gormek benim acimdan sasirtici oldu. Beyaz saray dan sonra sehir merkezinde bulunan magaza, restorant ve magazalari yorgunlugunuza gore gezebilirsiniz.




   
     
Sehrin kuzey bati bolgesin de yabanci ulkelerin buyukleciliklerinin toplandigi bir bolge. Ayni zamanda Patomac nehri kiyisinda bulunan Georgetown sehri, eski evleri, magazalari ve hareketli yasami ile gorulmesi gereken baska bir nezih bolge. Bu bolgede Amerika baskanlarinin veya onemli kisilerinin okudugu unlu Georgetown universiteside bulunmaktadir, bu nedenle sokak ve cafelerde genc nufus yogunlugu oldukca fazlaydi.

Alexsandria bolgesi de, eski tarihi evleri , guzel sokaklari ile Patomac kenarina kurulmus sirin bir yerlesim bolgesidir.

            Bazi bilgileri ozetlemek gerekirse, Washington Dc, Amerika da ki bircok eyalete gore daha canli ve hareketli bir yasama sahip. Sehir icinde metrobus, otobus ve metro ulasimi mevcut olup, bunun disinda scooter ve bisiklet kullanimi cok yaygindir. Ulasim araclari ucretleri 1 ve 2 Usd civarinda olup, oldukca ekonomiktir. Fiyatlar , ozellikle yasadigimiz Georgia eyaleti ile kiyaslayacak olursak, gozle gorulur bir pahalilik soz konusudur. Ayrica sehir icersinde cok fazlaca sayisa anit ve cok genis alanlara yayilmis parklar vardir.

    Donus yolumuzda Virginia eyaletinde, Grottoes kasabasinda ki merkezi Shenandoah vadisinde bulunan Grans Cavern`i gezdik.  Grand Cavern

Diger Fotograflar icin Tiklayiniz


Cep Telefonu ile cekilen bazi fotograflar  Tiklayiniz